SATIN ALINMAYAN ADAM

Atatürk geçen dünya harbi başadığı zaman Türk ordusundaa Alman general ve subaylarına mühim mevkiler verilmesinin aleyhinde bulunmuştu.Alman mareşali Falkenhayn bu gibileri itirazdan vazgeçirmek için çeşitli çarelere başvuruyordu.Bu sırada Mustafa Kemal Paşa’nın yedinci ordu kumandanlığına hareket edeceği günün gecesi, İstanbul’da akaretler’de 74 numaralı eve Alman mareşalinin karargahında memur olan bir Türk kurmay subayı ile genç bir […] Read More

HAYIR KARINI BOŞAYAMAZSIN

Atatük, özel hayatının bütün tesadüflerinde kadına cemiyet içinde layık olduğu önemin verilmesini istemişti.Bunun bir çok örnekleri vardır. Anlatacağımız olayın kahramanlarından bazıları yaşamakta olduğundan ve Atatürk’ün özel hayatına dair yazılarda isimlerinden çok, olayların ehemmiyeti olduğundan, biz isimleri rumuz olarak kaydetmeyi münasip görüyoruz. Atatürk’ün kocasını tanıdığı bir bayan birgün: -Paşam, dedi, kocam beni boşuyor.Bu yaştan sonra, yetişmiş […] Read More

TAMİMLE DEVRİM OLMAZ

1924 yılının ilkbaharıydı.Erzurum ve Pasinler de depremde birçok köylerin evleri yıkılmıştı.Zarar gören halkla görüşmek için Pasinler’e gelen Ata, halkın içinden ihtiyar bir köylüyü çağırdı: -Depremden çok zarar gördün mü baba? Diye sordu.Ata , ihtiyarın şüphesini görünce, tekrar sordu: -Hükümet sana kaç lira verse, zararını karşılayabilirsin? İhtiyar, kürt şivesiyle: -Valle pedişeh bilir, dedi! Atatürk gülümses. Yumuşak […] Read More

YANLIŞLARIMI HALK DÜZELTSİN

Atatürk bir gün Türkiye’ye ziyarete gelen yabancı bir zatla Ankara palasta halkın önünde ve arasında konuşurken şöyle demişti; ”Ben düşüncelerimi daima halkın huzurunda söylemeliyim.Yanlışım varsa,halk beni tezkib etsin.” BANOĞLU, NİYAZİ; NÜKTE VE FIKRALARLA ATATÜRK, İSTANBUL 1967, C: 3, S. 5 – 6 Read More

ATATÜRK’ÜN AĞZINDAN TÜRK KÖYLÜSÜ

Bir gün Akşehir civarında bir köye gittim.Çok yağmur yağıyordu ve soğuk vardı.Kendimi belli etmeyerek, bir evin önünde duran kadına: ”bacı yağmur var, soğuk var.Beni çatın altına kabul edermisin?” Dedim. Hiç tereddüt etmeyerek buyrun dedi ve beni odaya aldı.Odada ateş olmadığı ve yeni bir ateşin yakılması uzun zamana bağlı olduğu için: ”İsterseniz bizim odaya gidelim.Orada hazır […] Read More

ATATÜRK VE MACERA

Milli mücadele henüz bitmiş, ordularımız meriç ısnırına dayanmıştı.Çankaya’da oturuyorduk.Atatürk’ün Selanik’te çocukluk arkadaşı Nuri Conker dedi ki: -”Paşam ne duruyorsun? Herşey elinizde.Selanik’teki eviniz boş duruyor.Bir sözünüzle orada oturabilirsiniz; size kim engel olabilir?” Atatürk, hepimizin yüzüne baktı ve şunalrı söyledi: -”Böyle bir hareket bütün Avrupa’yı aleyhimize birleşmeye sevkeder.Büyük bir mücadele iyi bir biçimde sona erdi.Tehlikeli bir maceraya […] Read More

BASKIN, ZAFER İÇİN BİRİNCİ ANAHTARDIR

Olay, harp okulunda geçmiştir: Öğretmen cümlesini henüz bitirmemişti ki, kapı birdenbire açılarak Atatürk yanlarında yaverleri olduğu halde sınıfa giriyor. Öğretmen: -Kalk!… diye bağırıyor. Bütün öğrenciler çelik yaydan fırlayan ok gibi ayağa kalkıyor.Atatürk yavaş yavaş kürsü tarafına giderek oturmalarını emrediyor.Öğretmen, kendisini taktim ettikten sonra anlattığı dersin konusunu kısaca izah ediyor. Atatürk, gelişi güzel bir öğrencinin yanına […] Read More

ATATÜRK VE BABA KAVRAMI

Diyarbakır’da paşa kumandandı.Ben de emir subayı idim.Babam, paşa’nın içtiğini duymuştu.İzinden dönerken bana: -Bir damla bile içersen hakkımı helal etmem, dedi.Döndüm.Karargaha vardığım akşam Mustafa Kemal paşa yakın subaylarıyla sofrada oturmuş içiyordu.Bana da kadeh koydular.Ben içer gibi yapıp vakit geçiriyordum.O vakit baş yaveryi olan Cevat Abbas, usulca paşa’ya eğildi: -Paşam, Nesip içmiyor, atlatıyor, dedi. O vakit Mustafa […] Read More

İNSAN SEVGİSİ

İçişleri bakanı Şükrü Kaya, Çanakkale bölgesini denetlemeye giderken Atatürk şöyle diyor: -Çanakkale’yi ziyaret ettiğin zaman aziz şehitlerimizide ziyaret edeceksin.Bu görevi yapacağına kuşkum yok.Yalnız asıl bir nutuk söyleyeceksin! Ben söyleyeyim; burada yatan aziz şehirlerimiz sizi, saygı ile anıyoruz,diyeceksin.Mehmetçik anıtının başında hat ve huzur içinde yatınız, diyeceksin.Siz, olmasaydınız, siz göğsünüzü çelik kalelere siper etmeseydiniz, bu boğazlar aşılır, […] Read More

ATATÜRK VE KİN

Atatürk’ün asla kini yoktur.Bir kimseye ne kadar kızarsa kızsın, bir süre sonra affeder, olanları unutur, birdaha tekrar edilmesini arzu etmezdi.Bu yüzden civarındakilerden birçokları zaman zaman gözden düşer, sonra yeniden affedilir, yeniden eski mevkiini alırdı.Fakat asla göz yummadığı şey, bir kimsenin ekmeğiyle oynanmasıydı. Yeni hatflerin en büyük taassupla takip edildiği bir devirde bir seyehati esnasında bir […] Read More