İçişleri bakanı Şükrü Kaya, Çanakkale bölgesini denetlemeye giderken Atatürk şöyle diyor: -Çanakkale’yi ziyaret ettiğin zaman aziz şehitlerimizide ziyaret edeceksin.Bu görevi yapacağına kuşkum yok.Yalnız asıl bir nutuk söyleyeceksin! Ben söyleyeyim; burada yatan aziz şehirlerimiz sizi, saygı ile anıyoruz,diyeceksin.Mehmetçik anıtının başında hat ve huzur içinde yatınız, diyeceksin.Siz, olmasaydınız, siz göğsünüzü çelik kalelere siper etmeseydiniz, bu boğazlar aşılır, […]Read More
Atatürk’ün asla kini yoktur.Bir kimseye ne kadar kızarsa kızsın, bir süre sonra affeder, olanları unutur, birdaha tekrar edilmesini arzu etmezdi.Bu yüzden civarındakilerden birçokları zaman zaman gözden düşer, sonra yeniden affedilir, yeniden eski mevkiini alırdı.Fakat asla göz yummadığı şey, bir kimsenin ekmeğiyle oynanmasıydı. Yeni hatflerin en büyük taassupla takip edildiği bir devirde bir seyehati esnasında bir […]Read More
Birçok kimsenin düşündüklerinin aksine Atatürk’e ve istediklerine muhalif fikir söylemek kabildi.Hatta samimi olmak şartıyla makbuldü.O’nun her dediğine kavuk sallayan ekseriye kendi samimiyetlerinden şüphe edenlerdir.Şu hikaya buna ne güzel bir misaldir. Atatürk bir Balıkesir seyahatinde kendisine milli mücadele’de yakın hizmetler etmiş bir kimsenin müracaatı ile karşılaştı.Bir mevzuda haksız olarak mahkum olduğunu söyleyerek şikayet etti.Atatürk: –”Haklısın, meseleyi […]Read More
Bulgar Türkoğlu İvan Manolof, Msşrutiyetten (1908) bir iki yıl önce Selanik’te Atatürk’ten o’nun Türk devrimine ait düşüncelerini dinlemişti.Yarın ki Türkiye’yi heyecanla anlatan Atatürk Manolof’a demişti ki: ” Bir gün gelecek, ben hayal zannetiğiniz bütün inkılapları başaracağım.Mensup olduğum millet, bana inanacaktır.Düşündüklerim hiçbir demagıji mahsülü değildir.Bu millet, gerçeği görünce,arkasında tereddütsüz yürür.Dava uğruna ölmesini bilir.Saltanat, yıkılmalıdır.Devlet yapısı, mütecanis […]Read More
Musolini’nin Akdeniz illerimize göz diktiği sıralardaydı.İtalyan elçisi, Atatürk’e Mussoluni’nin bazı isteklerini söylemişti.Atatürk bu sözleri bir süre dinedikten sonra, -Birkaç dakika sonra konuşalım, diyerek başka odaya geçti.Döndüğü zaman asker elbisesi üzerindeydi. -Şimdi istediğiniz gibi konuşabiliriz sayın elçi! dedi H. YÜCEBAŞ, ATATÜRK TEN NÜKTELER , FIKRALAR VE HATIRALAR, İSTANBUL 1983, S. 60Read More
Atatürk bir gece sabaha karşı ani bir kararla ve habersiz olarak Alanya’ya çıkmıştı.sabahın ilk saatleri… Besş kişilik grup, sıcak birşey içecek, traş olacak bir yer arıyorlar.Bu sırada bir jandarma eri, kendilerini tanıyıp kaymakamı durumdan haberdar ediyor.Kaymakam ayağına pantolonu,sırtına rendigotu,başına melon şapkayı geçirim koşuou.Fakat yüzü bir hayli traşlıdır.Heyecan ve şaşkınlığı kaymakamın her halinden bellidir. Şimdi fıkranın […]Read More
13 Nisan 1934 akşamı, edremi’te Orduevinde verilen yemekte İtalya olayları konuşulurken Atatürk şunları söyledi: ”Musolini bir maceraperesttir.Milletini bir uçuruma sürüklemektedir.Her tarafa saldırıyor.Beni Roma’ya davet etti. ”Antalya’da görüşelim” cevabını verdim.Bu adam yüzünden çok şımarmış olan millete bir ders vermeyi çok isterdim, mamafih yakında bir küçük millet onlara layık oldukları dersi verecektir, ve şunu da hatırlatırım ki […]Read More
Atatürk’e böbrek sancısı gelmeden, kendisini muayene eden doktor prof.Sabit Erdelhum anlatıyor.Atatürk zahmet ettiğinden dolayı kendisine teşekkür ettikten sonra: –”Bilgili muayene ve el koymalarınıza hazırım doktor!…’‘ buyurdular. Muayeneleri bittikten sonra sorduar: -”Nasıl buldunuz, doktor. . ” Teşhisim üzücü değildi.Fakat kendilerine bazı öğütlerde bulunmaya tıbbi zorunluluk vardı.Keyfiyeti kendilerine arz ettiğim zaman, tatlı tatlı güldüler ve bilhassa neyi […]Read More
Ölümünden iki yıl önce Atatürk’ün canına kıymak için kurulan bir düzen meydana çıkarılmıştı.Hem bu düzeni kurmakla suçlanan kimse ”Milli Mücadele” den veri Ata’nın yolunda çalışmış, sevgi ve güvenini kazanmış, birçok iyiliklerini de görmüş biri idi. Haber yurtta şaşkınlık ve tiksinme yaratmıştı.Herkes bunu konuşuyor, ”nasıl olur, nasıl olur!” diyor, bir türlü herhangi bir nedene bağlayamıyordu. Sanık […]Read More
Ankara hukuk fakültesi’nin açılışında, Atatürk şu hitabede bulunmuştu: ”Cumhuriyet müyeddiyesi olan bu ilmi müesseseyi açtığım şu anda duyduğum zevk-i maneviyi hiçbir teşebbüsümde duymadım…” Bir akşam yemeği toplantısındaydı.Kendisinin bu sözleriyle, Napolyonun Saint-helen’de sürgünde söylediği sözlerle karşılaştırmak istedi. ”-Paşam, dedi; napolyon da:(hakiki zaferim,şimdiye kadar kazandığım 40’tan fazla meydan savaşı deildir.Çünkü, bir zaferim var ki,onu hiç bir kuvvet […]Read More