GÖZLE GÖRÜLMEYEN YERİ GÖREN ATATÜRK

Sakarya Muharebesinden sonra idi.Kurmay subay cepheden alınan bilgileri Başkumandan Mareşal Gazi Mustafa Kelam’e okuyordu.Bunlar arasında cephe kumandanlarından biri, Seyit Gazi veya Döker’in bilmem ne kadar doğu veya kuzeyinde bir düşman tümeni görüldüğünden bahseyidordu.Paşa kaşlarını çatarak: –Hayır orada düşman tümeni olamaz ve yoktur. Yazınız, iyi baksınlar. Dedi.Kurmay subay gittikten sonra orada iki saat daha kaldım.Biz öğle […] Read More

FRANSIZ KONSOLOSUNA CEVAP

Atatürk zaferden sonra iki ikinci defa Mersin’e gelmişti.İstasyon’da büyük bir kalabalık emsalsiz tezahürat yapıyorlardı.Karşılayıcılar arasında yanında iki köpeği ile bir konsolos da vardı.Atatürk’ün nafiz bakışları onu hemen görüvermişti.Biraz sonra konsolos yalnız olarak Atatürk’ün yanına sokuldu ve başyaver vasıtasıylar kendisiyle görüşmek istediğini söyledi.Bu arsuzu Atatürk’e bildirildi.Atatürk: -Fransızca bilmediğimi konsolosa söyleyiniz diye cevap verdi.Başkonsolos, başyaver vasıtasıyla şöyle […] Read More

GÖRÜŞ KUDRETİ

Sakarya çarpışmaları esnasında Alagöz köyündeki başkumandanlık karargahındayız.Batı cephesi harekat şubesinden bir kurmay subayının okuduğu raporu dinlerken, birden: –Dur!…Dedi. O düşman tümeni orada olamaz! Daha önce verilmiş raporları getirdi.Bir göz gezdirdi.Hakikaten dediği gibi, düşmanın, tamamen tümeninin sol kanadına geçmiş olduğu anlaşıldı.Fena halde öfekelendi ve kurmay subayına: –Batı cephesi kumandanı bu raporu gördü mü? Dedikten sonra cevap […] Read More

TÜRK, KENDİ DÜŞER, KENDİ KALKAR!..

 Fransızlarla Hatay meselesine dair anlaşma yapıldığı günlerden biriydi.Hatay’dan dönüşünde Eskişehir’de kaldı.İereflerine orduevin’de bir şölen verildi.Şölende Eskişehirli bir genç aradı ve buldu.Ona Fransa hakkında bir şeyler yazdırdı ve okuttu.Bunda Fransızların savaşacak durumda olmadıklarından bahsediyordu.Son derece heycanlıydı.Yani, içildi.Milli oyunlara başlandı.Ata’mız biranlık bütbütün coştu.Zeybek havasına kendini kaptırdı.Atağa kalkarak oynamaya başladı.Coşkunluğu o dereceyi bulmuştu.Dizini yere vururken bir aralık sendeledi.Halk, […] Read More

İNGİLTERE TAHTININ SONUNU GÖREN ATATÜRK

1932 yılı yazındaydık.İstanbul donanmış.Yer yerinden oynamıştı.Türk tarihinin hiç bir devrinde görülmeyen bir şeref halesi İstanbul’un Pembe ufuklarını yaldızlamıştı.Birkaç günden beri VIII. Edward ve sevgilisi Madam Simpson, Atatürk’ün ve Türkiye’nin en büyük misafiri sıfatı ile İstanbul’da bulunuyordu.İngiltere kralı, kendisine gösterilen samimi misafirperverlikten fevkalade mütehassis olmuştu. İki gün sonra Atatürk’le misafiri moda’da deniz yarışlarını; bulundukları geminin güvertesinden […] Read More

AĞAÇ SEVGİSİ

Bahçe mimarı Mevlüt Baysal anlatıyor: Çankaya köşkünde, bahçesini yapıyordum.Bir gün Atatürk, yaveri ve ben, bahçede dolaşıyorduk.Çok ihtiyar ve geniş bir ağacın Ata’nın geçeceği yolu kapladığını gördük.Ağacın bir yanı dik, bir sırt,diğer yanı suyu çekilmiş bir havuzdu.Ata, havuz kısma yaslanarak karşı tarafa geçti. Derhal atıldım: -Emredersiniz derhal keselim paşam. Bir an yüzüme baktı, sonra: -Yahu, dedi, […] Read More

İNSAN SEVGİSİ

İçişleri bakanı Şükrü Kaya, Çanakkale bölgesini denetlemeye giderken Atatürk şöyle diyor: -Çanakkale’yi ziyaret ettiğin zaman aziz şehitlerimizide ziyaret edeceksin.Bu görevi yapacağına kuşkum yok.Yalnız asıl bir nutuk söyleyeceksin! Ben söyleyeyim; burada yatan aziz şehirlerimiz sizi, saygı ile anıyoruz,diyeceksin.Mehmetçik anıtının başında hat ve huzur içinde yatınız, diyeceksin.Siz, olmasaydınız, siz göğsünüzü çelik kalelere siper etmeseydiniz, bu boğazlar aşılır, […] Read More

ATATÜRK VE ADALET

Birçok kimsenin düşündüklerinin aksine Atatürk’e ve istediklerine muhalif fikir söylemek kabildi.Hatta samimi olmak şartıyla makbuldü.O’nun her dediğine kavuk sallayan ekseriye kendi samimiyetlerinden şüphe edenlerdir.Şu hikaya buna ne güzel bir misaldir. Atatürk bir Balıkesir seyahatinde kendisine milli mücadele’de yakın hizmetler etmiş bir kimsenin müracaatı ile karşılaştı.Bir mevzuda haksız olarak mahkum olduğunu söyleyerek şikayet etti.Atatürk: –”Haklısın, meseleyi […] Read More

SÖZÜNÜN ERİ

İcra vekilleri heyeti başkanlığı(başbakanlık) konusunda bir konuşma: Mustafa Kemal Paşa beni meclistedi odasına davet etti: -”Rauf kardeşim dedi.Niçin kabul etmiyorsun.? Görüyorsun ki meclis senin üzerinde duruyor.Başka birini seçmek istemiyor.Anarşi olacak.Kabul etmeyişinin sebebi nedir.” -”Söyliyeyim Paşam, dedim.Ben bu görevi kabul edersem, sen yine benim işime karışacaksın. Bende buna katlanamayacağım ve çekilmek zorunda kalacağım.Halbuki, benim imanım, bu […] Read More

SARIŞIN YARBAY

Atatürk, kendisini ilk görenlerin üzerinde son derece olumlu etkiler yapan bir insandı. Çanakkale muharebeleri sırasındaydı. O güne kadar hiç karşılaşmadığı bu yarbay tabancası belinde, dürbünü göğsünde avurtları çökük sarışın sarı bıyıkları hafifçe yukarıya doğru bükük, incecik belli ve orta boylu bir zattı. Atından atlayınca bana birşey sormadan ve söylemeden sağ eliyle dürbününü aldı ve ufku […] Read More