Şimdi, bu günlerdeki dğer olaylara göz atalım. 1922 Kasım ayının on yedinci günü Ankara Öğretmenler Birliği genel bir toplantı yaptı: Ankara devlet merkezi olduğuna göre oradaki öğretmenler birliğinen de genel merkez olmasına karar verildi. Kadınlar hakkında bir devrim henüz yapılmamıştı ve kadınların toplantılara geldikleri pek az görülüyordu. O gün toplantıya kadın öğretmenlerden üç kişi gelmiş, […]Read More
Atatürk’e böbrek sancısı gelmeden, kendisini muayene eden doktor prof.Sabit Erdelhum anlatıyor.Atatürk zahmet ettiğinden dolayı kendisine teşekkür ettikten sonra: –”Bilgili muayene ve el koymalarınıza hazırım doktor!…’‘ buyurdular. Muayeneleri bittikten sonra sorduar: -”Nasıl buldunuz, doktor. . ” Teşhisim üzücü değildi.Fakat kendilerine bazı öğütlerde bulunmaya tıbbi zorunluluk vardı.Keyfiyeti kendilerine arz ettiğim zaman, tatlı tatlı güldüler ve bilhassa neyi […]Read More
Tarih dersinde, Atatürk, dersini anlatıp bitiren öğrenciye sordu: ‘‘ Bir şeyi söylemeyi unuttun. Türk milletini kim kurtardı?” öğrenci, şu cevabı verdi:”Atamız kurtardı….” Atatürk, bu cevabı kabul etmedi: ” Hayır, çocuğum Türk milletini kendi kanı kurtardı…” H. YÜCEBAŞ, ATATÜRK TEN NÜKTELER , FIKRALAR VE HATIRALAR, İSTANBUL 1983, S. 63 Read More
Bulgar Türkoğlu İvan Manolof, Msşrutiyetten (1908) bir iki yıl önce Selanik’te Atatürk’ten o’nun Türk devrimine ait düşüncelerini dinlemişti.Yarın ki Türkiye’yi heyecanla anlatan Atatürk Manolof’a demişti ki: ” Bir gün gelecek, ben hayal zannetiğiniz bütün inkılapları başaracağım.Mensup olduğum millet, bana inanacaktır.Düşündüklerim hiçbir demagıji mahsülü değildir.Bu millet, gerçeği görünce,arkasında tereddütsüz yürür.Dava uğruna ölmesini bilir.Saltanat, yıkılmalıdır.Devlet yapısı, mütecanis […]Read More
Musolini’nin Akdeniz illerimize göz diktiği sıralardaydı.İtalyan elçisi, Atatürk’e Mussoluni’nin bazı isteklerini söylemişti.Atatürk bu sözleri bir süre dinedikten sonra, -Birkaç dakika sonra konuşalım, diyerek başka odaya geçti.Döndüğü zaman asker elbisesi üzerindeydi. -Şimdi istediğiniz gibi konuşabiliriz sayın elçi! dedi H. YÜCEBAŞ, ATATÜRK TEN NÜKTELER , FIKRALAR VE HATIRALAR, İSTANBUL 1983, S. 60Read More
13 Nisan 1934 akşamı, edremi’te Orduevinde verilen yemekte İtalya olayları konuşulurken Atatürk şunları söyledi: ”Musolini bir maceraperesttir.Milletini bir uçuruma sürüklemektedir.Her tarafa saldırıyor.Beni Roma’ya davet etti. ”Antalya’da görüşelim” cevabını verdim.Bu adam yüzünden çok şımarmış olan millete bir ders vermeyi çok isterdim, mamafih yakında bir küçük millet onlara layık oldukları dersi verecektir, ve şunu da hatırlatırım ki […]Read More
İran Şahı Pehlevi Balikesir’de... Onunla beraber merasim kıtalarını dolaşıyorlar. Her sınıftan bir bölük görüyorlar; sıra benim makineli bölüğe geldi. Daha önce askere öğretmiştik. (acemi) kelimesini kullanmiyacklar, bunun yerine (yeni asker) diyeceklerdi. Çünkü (acemi) tabiri İranlılara hakaret olurmuş. . Önde şah hemen yanında Ata, biraz arkada da ben bölüğün yanından geçmeye başladık ve nihayetteki yeni satın […]Read More
Atatürk bir gece sabaha karşı ani bir kararla ve habersiz olarak Alanya’ya çıkmıştı.sabahın ilk saatleri… Besş kişilik grup, sıcak birşey içecek, traş olacak bir yer arıyorlar.Bu sırada bir jandarma eri, kendilerini tanıyıp kaymakamı durumdan haberdar ediyor.Kaymakam ayağına pantolonu,sırtına rendigotu,başına melon şapkayı geçirim koşuou.Fakat yüzü bir hayli traşlıdır.Heyecan ve şaşkınlığı kaymakamın her halinden bellidir. Şimdi fıkranın […]Read More
Ölümünden iki yıl önce Atatürk’ün canına kıymak için kurulan bir düzen meydana çıkarılmıştı.Hem bu düzeni kurmakla suçlanan kimse ”Milli Mücadele” den veri Ata’nın yolunda çalışmış, sevgi ve güvenini kazanmış, birçok iyiliklerini de görmüş biri idi. Haber yurtta şaşkınlık ve tiksinme yaratmıştı.Herkes bunu konuşuyor, ”nasıl olur, nasıl olur!” diyor, bir türlü herhangi bir nedene bağlayamıyordu. Sanık […]Read More
Mustafa Kemal, bu benzetmeyi reddetti ve: -”Napolyon, arkasına bir sürü, muhtelif milliyetteki insanları toplayarak macera aramaya çıktı.Ve bunun içindir ki yarı yolda kaldı.Ben bir anadan, bir babadan gelen kardeşlerimle kendi vatanımı kurtrmak davası yolundayım.Ve bu muhakkak ki muvaffak olacağım” cevabını verdi. Mustafa Kemal’in giriştiği mücadeleyi hayret ve takdirle karşılayan Towsend, kendisine karşısındaki düşmanın kudretini hatırlatmak […]Read More